karanfiller
- io van zaim

- 2 days ago
- 3 min read
çoğu zaman en sevdiğim 'şey'lere karar verip, onları bir köşede tutmak isterim. olur da biri beklenmedik bir anda en sevdiğim şehri, çiçeği, kitabı, björk'ün en sevdiğim şarkısını sorarsa kararsız görünmek, bir saniye bile düşünmek istemem . millet de çok meraklı değil esasen böyle şeyler sormaya ama benim cevaplarım hazır. en sevdiğim enstrümanın klarnet olduğunu biliyorum mesela. müzik dinlemeye, şarkıların içinden geçmeye, melodilerin kokulara, görüntülere karışmasına bayılıyorum. klarnet böyle anlarda yüreğime zarif bir serçe gibi konar hep. insanı hem bu kadar neşelendiren hem de bu kadar alıp uzaklara götüren bir sesin varlığına hep minnet duyarım. sesinin gürül gürül çıkıp dağları devirmesine, hafif bir ıslık olup evin içinde duman olup gezmesine şaşırırım. ezgi de klarnet çalar. hem de muhteşem çalar. ezgi şarkı da söyler. hem de ne güzel söyler. klarnetiyle belirdiğinde biliriz ki hiç naz yapmaz, o esnada hangi şarkı çalıyorsa usulca eşlik eder. ezgi'yi tanıdığım, bildiğim için içim çiçeklenir.

ezgi sevgi can, istos korosu sayesinde hayatıma giren onca güzel insandan biri. bir akşam, koro sonrası urban'ın sokağında, şimdi açık olmayan bir mekana oturduktan bir süre sonra yanımıza geldi. orada tanıştık yanlış hatırlamıyorsam. herkesin ezgi gelecek diye çok heyecanlandığını ve gelince de çok mutlu olduğunu hatırlıyorum. sonra midilli'de, bazı istos akşamlarında, koca bir masanın bir ucunda, bir sokakta, konserlerimizde bize eşlik ederken, neşeyle bizi alkışlarken gördüm. her gördüğümde sarıldım, her gördüğümde yüzünde o tatlı gülümseme vardı.
ezgi'nin artık bir albümü var. karanfiller, güzel kardeşi yaser'e adadığı, hem yası, hem yas ile bazen kol kola giden, bazen bitiminde beliren iyileşmeyi temsil eden 7 şarkılık bir şölen. hem klarnet çalıyor hem de o hafif boğuk, güçlü ve her şeye dayanan kocaman bir ağacının gövdesini andıran sesiyle hikayelerini anlatıyor. ezgi'ye iki şarkıda cümbüşte ve perdesiz gitarda salih korkut peker eşlik ediyor. aşağıda sözlerinini paylaştığım, 2022'de tekli olarak çıkan, albümün açılış şarkısını ise (güz düşü) ela nuroğlu ile beraber söylüyor. kayıtları hayyam stüdyo'da tamamlanan albüme emek veren diğer müzisyenler ise sylvain dubert (gitar), nicolas fleury (kontrbas), elias arapoglou (davul). mixler ise nicolas vercambre'nin elinden geçmiş.
"bırak geçsin içinden mevsimler ve yıllar, yansın içindeki yaralar.
herhangi bir albümü eleştirmek haddime değil. meraklı bir dinleyici olmak dışında bir vasfım yok. ama şarkıların, sözlerin, enstrümanların nasıl da hayatımızın içine sızdığını, güçsüzken bizi ayağa kaldırdığını, güçlü görünmeye çalışırken gerçeği gösterdiklerini biliyorum. gökyüzüne, denize, ormana bakmak gibi. ezgi'nin albümündeki 7 şarkı hem birbirinden ayrı, hem sanki upuzun tek bir şarkı. aldığı götürdüğü yerde mıh gibi kaldım dinlerken. uzun zaman da orada kalacağım. o yerde ne olduğunu az çok biliyorum. iyi insanların, iyiliğe inanların yarası var. yarayı kapatan, yakan muhteşem güçleri, çelik gibi direnişleri, azı dişi gibi inatları, gökkuşağı renklerinde inançları var. tüm bunlara eşlik eden sesler, melodiler bu albümün kökü. o güçlü kökün güven verdiği bedende kimi ince kimi kalın dallar, kimi sararmış kimi yemyeşil yapraklar, kimi hevesli kimi küskün çiçekler var. tüm şarkılar sisli bir ormanda korkarak yürümeye, sonra bir ara denizlere çıkmaya, güneşi ensende hissedip ısınmaya davet ediyor.
albümdeki 'en sevdiğim' şarkının (çiçeklerim) sözlerinin bir kısmı aşağıda. ezgi'nin albümü bildiğimiz bütün müzik platformlarında. istanbul'daki ilk albüm konseri ise 13 şubat 2026 gecesi paribu art, kadıköy terminal'de. o gece şahane bir şeye tanıklık edeceğimize eminim. ezgi, tüm çiçekler sana. iyi ki varsın. nefesin hep bizimle olsun.
"Çiçeklerimden tuttular
Usul usul ellerimi bağladılar
Güne yine uyansa bu can
Denizlere uzansa
Yağmurlarımdan tuttular
Usul usul toprağımı kuruttular
Güne yine uyansa bu can
Denizlere uzansa"




